İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Bran Kasabası’nda Yağmurlu Bir Gün

Content Protection by DMCA.com

Braşov’dan Bran’a sabah erkenden yola çıkıyoruz. Otobüsle de trenle de gidilebilir. Kasabanın simgesi olan Bran Kalesi ise görülmeye değer.

Bran (Gezegenden Notlar) – 4 günlük Romanya tatilinin ikinci günü. Yağmurla gelen serin havaya rağmen, Braşov’dan 20km uzaklıktaki bu kasabaya vardığımızda, Karpatların koynunda Castelul Bran (Bran Kalesi) tepedeki yerinde öylece duruyor. Hiç beklemeden doğruca kaleye yöneliyoruz. Hem kale girişinde hem de kalenin üst katında el boyaması paskalya yumurtaları sergilenip satılıyor. Macarlar tarafından işgallerden korunmak için 14. yüzyılda inşa edilen kale, zamanında Eflak’tan Transilvanya’ya geçişte gümrük noktası olarak kullanılmış.

Bran Kalesi

Kaleye girmek için ayrı, işkence aletlerinin olduğu kısıma ayrı bilet alınıyor. Kazıklı Voyvoda’nın işkence odalarındaki akla zarar icatları görünce düşmanlık uğruna insanoğlunun ne tür yollara başvurabildiğini daha iyi idrak ediyoruz. Kendi aramızda işkence aletleri hakkında usul usul sohbet ederken, bizi duyup Türkçe konuştuğumuzu anlayan bir ziyaretçi hemen lafa karışıyor ve “Where are you from?” diye atılıyor. Türk olduğumuzu öğrenince, dudağının kenarında oluşan küçük bir tebessümle kaşlarını kaldırarak işkence aletlerine şöyle bir bakıyor. Bu yaklaşımın sebebini anlasak da, gülümseyerek karşılık veriyoruz. Bu memlekette her şehir, her isim adının hakkını veriyor. Vlad Drakul (Drakula) da öyle.

Turizm Kapitalizmi

Biraz da bu yüzden, Drakula’nın şatosu adı altında bir turistik pazar da söz konusu. İşin özü; Kazıklı Voyvoda olarak anılan Vlad Tepeş, bu kaleyi mesken olarak tutmamış, hatta buraya uğrayıp uğramadığı da tam olarak kanıtlanamamış. Dışarıdan bakıldığında heybetli duran bu kale, içeri girildiğinde biraz da kale görünümünden uzaklaşmış sıvalı duvarlarıyla küçük de olsa bir hayal kırıklığı yaşatıyor. Yine de bu yağmurlu güne rağmen turistler sıklıkla buraya geliyorlar.

Bran Kalesi’ndeki İşkence Aletlerinden Biri

Drakula ile ilgili okumak isteyebileceğiniz bazı kitaplar:

Bram Stoker – Drakula

Filmlere konu olan Drakula efsanesinin başlangıcı sayılabilecek roman: Stoker, rivayete göre Drakula karakterini oluştururken Vlad Tepeş’ten etkilenmiştir.

Radu R.Florescu, Raymond T.McNally – Drakula ya da Kazıklı Voyvoda

Vlad Tepeş’in gerçek yaşam öyküsünü bulabileceğiniz bir araştırma.

Peki Bran’a nasıl gidilir?

Kasaba, Craiului ve Bucegi Dağlarının arasında, Transilvanya ve Valachia yolu üzerinde yer alıyor. Braşov’daki Gare de Nord (Tren istasyonu)’dan Bran’a kolaylıkla gidilebiliyor (Yolculuk süresi yaklaşık üç saat). Ayrıca yine Braşov’daki otogardan düzenli olarak otobüsler de kalkıyor (Yolculuk süresi bir saat). Bizim seçimimiz paskalya bayramından dolayı otobüsten yanaydı. Ayrıca otomobil kiralama ve taksi seçenekleri de var (Yolculuk süresi yarım saat).

Bran Kalesi

Öğle yemeği içi durağımız La Cristi. Geleneksel Romen yemekleri yapan mütevazı bir restoran. Hem dinlencemiz oluyor, hem de otantik atmosferiyle huzur veriyor. Yemekler genellikle Türkiye’ye göre ucuz ve daha lezzetli.

Geleneksel Romanya Lezzeti

Bran’ı gezerken aslında Macar ve Transilvanya kökenli, ismini şeklinden alan ve sıcak yenen bir tür hamur tatlısı dikkatimizi çekiyor. Geleneksel Macar düğün hamuru ya da fırın hamuru olarak da biliniyor. Ahşap bir silindire sarılı mayalı hamur közde pişirilip, aromalı erimiş şekerle kaplanarak sunuluyor. Bran sokaklarındaki fırın ve pastanelerde satılan Kürtőskalács‘ı yeme fırsatınız olursa, kesinlikle soğumadan tüketmenizi tavsiye ediyorum; çünkü soğuduktan sonra aynı hazzı vermiyor. Sokak hayvanlarına vermek zorunda kalabilirsiniz.

Kalan vaktimizi ıslak sokaklar arasında çevreyi dolaşarak harcıyoruz ve dönüş rotamız otelimizin bulunduğu Braşov oluyor.

Bol seyahatli bir ömür dilerim.
Sevgiler, saygılar…
Ufuk ERDAL

Content Protection by DMCA.com

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın