İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Samhain’den Kapitalizm’e: Cadılar Bayramı

Content Protection by DMCA.com

Şeker mi, şaka mı? Ne zaman Cadılar Bayramı’nın sözü edilse, aklınıza korku temalı bir etkinlik geliyor değil mi? Peki, bahsi geçen bu bayramın kökeni nedir? Hangi kültürlerde kutlanır? Semavî dinlerle ilişkisi var mıdır? Anadolu’da kutlanır mıydı? Neden başka bir gün değil de, Ekim ayının son günü kutlanıyor?

Sakarya (Gezegenden Notlar) -Genel olarak Hristiyanlıkla bağdaştırılan Cadılar Bayramı, ya da sıkça kullanılan adıyla “Halloween”, Avrupa başta olmak üzere, dünyanın pek çok yerinde kutlanıyor. Ve her ne kadar Hristiyanlığa ait gibi görünse de, içerdiği eğlence unsurları sebebiyle, günümüzde farklı dine mensup milletlerde de kendine yer bulmaya başladı. İşte bu yüzden; hayatımıza dahil olma ihtimali giderek artan bu kültürün sekülerleştiğini söylemek yerinde olacak.

Önce Halloween adının nereden geldiğine bir göz atalım.

Halloween kelimesini etimolojik olarak ele alırsak, kökeni Azizler Günü’ne dayanıyor. Hatta daha derine inip Aziz kavramının ne anlam ifade ettiğine bir bakalım. Hristiyanlığın doğuşu ile birlikte bu dine mensup kişiler için kullanılan bu sıfat, zamanla dinî bir mertebe haline gelmiş. Ve din yayıldıkça bu uğurda canını veren ve Hristiyanlığın gereklerini tastamam gerine getiren kişilere, bazen kilise bazen de bizzat Papa tarafından ünvan olarak verilmiş. Kelimenin İncil’de de sıkça adının geçtiğini görüyoruz. Böylece Azizlik, Hristiyanlık tarihinin küçük bir detayı olmanın ötesine geçerek, bir statü haline gelmiş.

Bir süre sonra, hayatını kaybeden Azizlerin anılması gerektiğini düşünen ilk kişi Papa 13. Boniface olmuş. Yani takvimler 610 yılını gösterirken, 13 Mayıs tarihi, inançları uğrunda ölenler için anma günü ilan edilmiş. 731 yılına gelindiğinde bu tarih, Papa Gregory tarafından 1 Kasım olarak güncellenerek, Azizler Günü (All Saints Day) olarak adlandırılmış. Kutsal sayılan bu özel günün elbette bir de arifesi var. Azizler Günü Arifesi ise tüm kutsallara adanmış, tüm kutsalların gecesi anlamına gelen “Hallow Even” olarak adlandırılmış. Bu söylem ise zamanla “Halloween” şeklini almış. Yaşanan bu gelişmeler, elbette Cadılar Bayramı’nın bir Hristiyan geleneği olduğu anlamına gelmiyor. Zîra öyle olsaydı, sadece kiliseler ya da dinî merkezlerde dua edilerek kutlanırdı.

Eski Keltik Takvimi’nde yılın son günü “Eve of All Saints (Ekim’in son günü)” idi. Zira; HOLY PERSON ve SAINT kelimelerinin kökeni de HALLOW kelimesine dayanır.

Gelin, biraz daha eskilere gidelim.

Keltler’i bilir misiniz? Türkler, Ruslar, Boşnaklar gibi bir millettir. Ren Nehri’nin doğduğu topraklarda, İsviçre Alpleri’nde yaşarlarmış. Cadılar Bayramı’nın kökeninin Keltler’e uzanıyor olduğuna dair birçok inanış mevcut. Savaşçı oldukları kadar, tarımda da iyi oldukları biliniyor. Büyük bir göç dalgasıyla, önce Avrupa’ya, ardından Britanya Adası’na, sonra da Anadolu topraklarına ulaşmışlar. Keltler’in Anadolu’ya göç eden kolu, Galat olarak bilinir. Bu durum, tarih öncesi çağlardan bu yana, Anadolu’da Cadılar Bayramı geleneği olabileceği anlamına geliyor. Oysa ki günümüzde, Anadolu coğrafyasında yaşayan bizler, bu geleneği sadece Hristiyanlıkla ilişkilendirip yadırgıyoruz. Bayramın Keltler’e ait olduğu düşüncesi; onların tarım festivali olan “Samhain” ritüellerinin günümüz Cadılar Bayramı’nın temeli olarak kabul edilmesinden kaynaklanıyor.

İngiltere’de bulunan Stonehenge. Bu anıt taşlar, paganizmle ilişkilendirilir. Dinsel törenler için kullanılan ve Kelt rahiplerinden oluşan bir sınıfa atfedilen taştan yapılmış bir çember şeklindedir.

Bir konu olsun da Yunan Mitolojisiyle ilgisi bulunmasın. Mümkün müdür! Bu nedenle, burada bile Keltler’e rastlamak beni pek şaşırtmadı. Ağırlıklı olarak dinî niteliklere sahip bu mitolojide bahsedilen Herakles ve Keltus, tüm Keltler’in atası kabul ediliyor. Buradan şu sonucu çıkarmak mümkün: Cadılar Bayramı ritüelleri Keltler’e uzanıyorsa, bu geleneğin Yunan Mitolojisinin zenginliğinden etkilenmemesi imkansız. Tabii bu geleneğin oluşum sürecini irdelerken, Keltler’in yaşam biçimini ve inançlarını göz ardı edemeyiz. İşte bu noktada, onların tarıma olan ilgisinin yanında, inanç sistemleri olan Paganizm devreye giriyor.

Bir Pagan ritüeli

Paganizm nedir?

Pagan, Latince bir kelime. Anlamı ise “kırda yaşayan kimse”. Pagan inancının temelini “doğaya tapınmak” oluştursa da, bünyesinde bir miktar sembolizme de rastlıyoruz. Paganizme ait kıyafetleri görür görmez, günümüz Cadılar Bayramı kostüm geleneğinin temeli olduğunu düşündüm. Zengin felsefesiyle Paganizm, farklı çevrelerde farklı anlamlar içeren bir inanç. Hristiyan dünyası Pagan kelimesiyle “aynı dinden olmayan” kavramını vurgulamak isterken, din bilimleri ise Paganizm’i “putperestliğin genel tanımı” olarak kullanmış. Paganizm, semavî dinler hariç, bütün inanç sistemleriyle bağlantılı bulunmuş. Hatta bazı düşünce sistemlerinin referansı olarak gösterilmiş. Bunun en önemli gerekçesi, Paganizm ritüellerinin farklı inanış biçimleriyle özdeşleştirilmesi.

Fikrime göre; tüm bu özdeşleştirmeler Paganizm’in klasik anlamda tanımlanmasını imkansız kılıyor. Dünya üzerinde bir milyon civarında Pagan olduğu sanılıyor. Bu inanışa sahip insanlar çoğunlukla Avrupa’da yaşıyor olsa da, dünyanın her yerine yayılmışlar. Bütün bu detaylar nedeniyle, Paganizm’i gerçek bir Pagan’dan öğrenmek farklı ve ilginç bir deneyim olurdu.

Samhain ayin ateşi

Bir Pagan Ritüeli: Samhain Festivali

Sekiz Pagan ritüelinden biri olarak bilinen Samhain’e ait ayrıntılar oldukça ilgi çekici. İnanışa göre; Samhain bir tür şeytan oluyor. Ölüler ve yaşayanlar arasındaki sınırın kalktığı Samhain gecesinde, ruhlar yaşayanların dünyasına yolculuk yaparlar. İnsanlar da Samhain’den saklanmak için maske takar ve meydanlarda ateş yakıp ikramlarda bulunurlar.

Samhain festivalinde oynanan oyunlarda, topraktan elde edilen çeşitli ürünler kullanılır. Bu oyunlar, tarım hasadının tamamlanması ve mevsim geçişleri arasındaki ilişkiyi sembolize eder. Demek ki; Cadılar Bayramı geleneği, Keltler’deki Pagan kültürüne ait ritüellerin taklidi sonucunda oluşmuş. Size bir de sorum var: Bu festivalin Hristiyanlar tarafından içselleştirilmesini anlamakta bir tek ben mi zorluk çekiyorum!

Kelt kültüründe Samhain’i kandırmak için kullanılan süslemeli şalgam turpları ya da balkabakları, günümüzde yalnızca dekoratif amaçlı kullanılıyor.

Halloween Gelenekleri

Akla ilk gelen ve belki de en çok bilinen gelenek, balkabaklarının şeytanî biçimde süslenmesi oluyor. Tabii ki bunun da kökenine değinmeden geçmeyeceğim. Britanya’da fener niyetine şalgam turplarının kullanılmasıyla başlamış. Sonra sonra şekilli kesimlerle zenginleştirilmiş. Amerika’da ise şalgam turpu yerine balkabağı kullanılmış. Bir başka gelenek ise, “trick-or-treat”. Bu geleneğe göre küçük çocuklar, kendi mahallelerinde kapı kapı dolaşarak şeker isterler. Bu onlar için büyük bir eğlencedir. Ev sahibi kapıya çıktığında kritik soruyu sorarlar: “trick or treat?”. Eğer ev sahibi şeker verirse, oyunun treat kısmı yerine getirilmiş olur. Bu, geleneğin doğal işleyişidir. Bazen konuya ilgisiz ya da huysuz bazı ev sahipleri kapılarını açmaz ya da çocukların yüzüne kapatır. İşte bu işin eğlenceli kısmıdır. Çünkü çocuklara sorarsanız, ev sahibi seçimini yapmıştır. Böylece oyunun trick kısmı yerine getirilir. Yani artık yaramazlık vaktidir 🙂 Bizdeki şeker bayramı geleneğine oldukça benziyor değil mi?

Cadılar Bayramı’nda çocuklar kapı kapı dolaşarak şeker isterler.

Diğer Halloween gelenekleri ise ev ve bahçe süslemek, temalı kostümler giymek. Köklerini tarımsal kültürden alan bu etkinliğin korku teması üzerinde şekillendiği varsayılsa da, ev süslemeleri de kostümler de artık kişilerin tercihlerine göre çok farklı şekillere bürünebiliyor.

Biri Kapitalizm mi dedi?

Tüm bu geleneklerin sekülerleşmesi ve kültürün yayılması, şüphesiz ki kapitalizmin beşiği Amerika sayesindedir. Dünyada başka bir ülke yoktur ki, kendi kültürsüzlüğünü başka milletlere empoze etsin. Tabii bunun için Amerika’yı suçlamak haksızlık olur. Hatta onları tebrik etmek gerekir. Çünkü emeklerine başkalarının değer biçmesine izin vermiyor ve “piyasa şartlarını” kendileri belirliyorlar. Dünya ekonomi piyasasının hakimi olduklarını açıklamak için birkaç cümle yeterli olsa da, onların çok zor bir işi başardığını söylemeliyim.

Bir Halloween etkinliği ya da partisine giden çocuklar ve gençler.

Bu süreci yönetmek için, elbette müthiş bir çaba ve sermaye harcıyorlar. Söz konusu kapitalist sistemin sürdürülmesi olunca, Amerikan kültürünün yaygınlaştırılması için yoğun çaba harcıyorlar. Özellikle Hollywood bunun için var. Dünya’nın en büyük şirketleri Amerika’da bulunuyor. Bu nedenle markalaşmaya önem veriyorlar. Kısacası; Sevgililer Günü, Cadılar Bayramı, Noel ve Yılbaşı gibi bilumum pazarlanabilir olgu, doğrudan kapitale dönüştürülüyor.

Türkiye’de Halloween

Evet! Halloween’e az kaldı. Eminim ki, Halloween’i resmi olarak kutlayacak birçok ülkede, çocuklar ve gençler başta olmak üzere bir çok kişinin içi içine sığmıyordur. Alışveriş arabalarının dolup dolup boşaldığını hayal edebiliyorum. Belki de bazıları kutlama konseptine hâlâ karar veremediği için, başı kesik tavuk gibi dolanıyordur. Türkiye’ye gelecek olursak, Halloween’in köklü bir geçmişe sahip olmadığını düşünen bir toplumuz. Yılbaşı kutlamalarının aksine yalnızca birkaç senedir ilgi görüyor. Hatta toplumun çok az bir kısmı kutlama yapıyor. Bu kesim genelde ortalamanın üzerinde bir gelire sahip kişiler ya da işin daha çok magazinsel kısmında olanlar. Sosyal medya ve diğer iletişim kanallarının etkisiyle, bu festivali ilk kez kutlayacaklar da olacaktır.

Türkiye’de bir Halloween partisi

Son yıllarda ülkemizde üzücü gelişmeler yaşandı. Gündemin bu kadar sıcak ve değişken olduğu bir ortamda, Halloween’in toplumun geneline sirayet etmesi pek de olası değil. Fakat ülkemizin genç nüfusu; farklı kültür ve stilleri benimseme konusunda pek bir hevesli. Zannettiğimizden daha yakın bir zamanda Yılbaşı kutladığımız gibi, toplumca Halloween kutlarsak şaşırmayın efendim.

Not :

Bu makaleyi hazırlarken, Mersin Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü akademisyenlerinden Prof.Dr. Nilgün Çıblak Coşkun ile Harika Zöhre’nin “Küreselleşme ve Tüketim Kültürü’nün Yaygınlaşması Bağlamında Türkiye’de Cadılar Bayramı” adlı çalışmalarından sıklıkla faydalandım. Konuyu daha detaylı öğrenmek isteyenlerin, bahsi geçen bu yazıyı okumasını tavsiye ederim.

Mert Zımba

Content Protection by DMCA.com

Bir yorum

  1. Recep Hilmi TUFAN Recep Hilmi TUFAN 29 Aralık 2017

    Kısa zamanda Cadılar Bayramı ülkemizde de yoğun katılımlarla kutlanmaya başlar sanki 🙁

Bir Cevap Yazın